zigana dağları geçit vermiyor
yaşlı gözlerime uyku girmiyor
hasretine düştüm günüm geçmiyor
aylar oldu göremedim yar seni
ötme bülbül ötme yüreğim yare
biliyorum yoktur derdime çare
bülbülün mekanı daldan daladır
felek yüzümüze güler aldatır
şimdi sevdiğimin gözü yoldadır
aylar oldu göremedim yar seni
Yazar:
Radyo | Kategori:
Volkan Konak
Sevgilim
Yeşıl eriğim benim
Ben içine hapsolmuş çekirdeğinim senin
Hapiste günler ağır geçer diyordun
Olsun be ben vazgeçtim zurriyetimden
Yeterki yetim bir çocuk gibi bırakma beni
Zira sensiz bu can bir yüktür yüreğime
Kaldır öpülesi alnını ve bak bana
Gordünmü gülüm bir tek gözlerim değişmedi gene
Bır tek gözlerim
Açılır açılır gözleri gülümün
İçlerinde yeşil çam ağaçları
Uyanışların en tazeleri
Odamızdan geçer gülüm seninle
Feriğim fidanım feryadım
Hey benim zizil parmak
Memleket gözlüm
Geceleri hep peÅŸinden koÅŸar
Göğsüme takıp yönümü bulduğum
Kalp verdin onur verdin
Yetmez mi deli fiÅŸeÄŸim
Feriğim fidanım feryadım
Hey benim zizil parmak
Memleket gözlüm
Benım en buyuk kudretim
Senin sahiden ÅŸehrimde olduÄŸunu bilmek
Hatta şu an ıslak şehrimde geceliğinle balkondasın
Bende dokunmaya çalışıyorum ince parmaklı ellerine
Kaldır öpülesi alnını ve bak bana
Yoroz deÄŸil kararan
Yüzümde ışıgından ayrılmanın kederi
Birazda işte geldik gidiyoruz ün hüznü var
Ama gördün mü gülüm
Bır tek gözlerim deÄŸiÅŸmedi…yine
Bir tek gözlerim
Yazar:
Radyo | Kategori:
Volkan Konak
Sevdan ile düştüm yaban ellere
Dalıp çıktım ateşlere küllere
Giyin de bir çarık
Gel ardım sıra
Dağlara yollara çöllere
Diyardan diyara bir yol
Sor beni yarim yarim
Bul beni yarim yarim
Gör beni yarim yarim
Ah beni beni
Sen kalem ol ben de kağıt
Yaz beni yarim yarim
Çiz beni yarim yarim
Çöz beni yarim yarim
Ah beni beni
Kurban olam kalem tutan ellere
Dertli dertli name çalan tellere
Yanık yanık türkü diyen dillere
Dağlara yollara çöllere
Yazar:
Radyo | Kategori:
Volkan Konak
Gülüm bu gece birden bire yüreğimde sıcak bir mermi gibi hissettim yokluğunu
Bu gece yaz havası gibi etimdesin
Dişlerinle ısırdığın kızılcığa doyamadığım, karabardos sesi geliyor dere boylarından
Bu gece ayrılığımızın bin kere bininci gecesi galiba
Tütün gibi tükendi zaman
Oysa ben seni erken yaşayıp hiç kaybetmemek için, taze, hudutsuz, sevdim
Yüreğimin yenilmez aşk tanrıçası
Galiba, galiba bu gece yazık ve özlemlerin gecesi
İnsanlar kapı önlerinde ki ayakkabılarını içeriye almayı öğrendiği tarihlerde biz bolivya dağlarında dolaşıyorduk
Caz dinlemenin ayrıcalık olduğu dönemlerdeyse ırkçı beyaz kamçıdan kaçan siyah çıplak ayakların sesini duyuyor 4 açıyorduk gözümüzü
Sevdamızın içindeki kainatın küçüklüğüneyse hem şaşırıp hem gururlanıyorduk
Öğle güneşinden yanmayı göze alarak yürüyorduk minik ellerin avuçlarımda,
Sonsuz ufuklarda ki insanlığa, hürriyet kadar sevdiğimiz insanlara doğru
Galiba bu gece, galiba bu gece ölümsüzlüğün gecesi
Bu gece çık Boztepe’ye gülüm seyredeyim seni tepeden tırnaÄŸa
SaÄŸ taraftan deÄŸirmen dere’nin kıvrak kalçalı bir kız gibi denize katılışını seyret
Seni hissettim
Sol taraftan Akçaabat’ın tütün kokusunu çek ciÄŸerlerine
Seni imrendim
Hiç bir şey yapmıyorsan gülüm güneşin Boztepe eteklerinde yanışını seyret
Seni kıskandım
Bense Bolaman virajlarında uzun saçlının yerinde çay içmekteyim Birtanem
Az kaldı düşerim o sahillere
Yelkenleri rüzgar içmiş sürmene takası gibi sarhoş, açık denizlerinden
Seni özledim
Ağzımda yarım kalmış bir öpüşme gibi Sadık Gazioğlu hocamızın bize söylediği türküyle sana geliyorum
Ben bu kadar içmezdum
Derdumden içeyirum
Ağlayın beni kızlar
Yandum da tüteyirum
Gerisini sorma, o günlerden belleğimde bir tek sen kaldın lekesiz ve tertemiz gerisini unuttum
Daha sonraları ise ayrı düşmeyi ve sesini duyup gece yatağımdan fırlamayı öğrendim
Sen benim korkum, yutkunuşum uyanışlarımın en güzelisin
Sen benim, insanlığın bütün zaman ve mekanlarda peşinden koşup da bilemediği bildiğimsin
Galiba, galiba bu gece yağmurda gökkuşağı misali gülerken ağlamanın zamanı
Yazar:
Radyo | Kategori:
Volkan Konak