Takalar

Takalar geçiyor allı yeşilli
Takalar geçiyor dümenleri lazlı
Takalar geçiyor en nazlı
Yelkenlilerden de güzel

Güvenli sularda işsiz dönenen
Gezi yelkenlilerinden de çok duyarak denizi

Takalar geçiyor yükle yürekle
Takalar geçiyor emekle dolu
Günlük güneşlik kıyılardan kopmuş
Denizlerde Anadolu

Sonsuza Dek

Sokaklar geçiyorum sızım hüznüm gölgem benim
Caddeler aşıyorum gözyaşlarım en sessizliğim
Asılsız çarelerle yürüyorum işte böyle
Zamanı geriye çeviririm diye
Acılar yaşıyorum kavuşmak bedeliyle
Bekliyor biliyorum az ötemde sessizce
Adımlarım yaklaştı görüyorum orda işte
Kayboluverdi yine sokaklar arasında
Elbet birgün yollar çaresizce tükenip son bulacak
Zaman işte yeniden başlamış olacak
İnanırım kalbim onunla sonsuza dek yaşayacak
Kaybolup gidecek maziyle birlikte

İnsanoğlu

Bir köprü gibidir sırtında hayat taşır
Saltanat sürerken içinde acı taşır
Hayat o köprüden binbir kılıkta geçer
Yollara hem sevgi hem de acıyı döker

İnsanoğlu yaşamaktan elbet zevk almak ister
Düşüncelerden sıyrılıp biraz mest olmak ister
Şarkılarla, türkülerle içindekini döker
Kuralları değişse de bu oyun böyle
Böyle sürer gider oyuncular değişir
Bir köprü gibidir insanoğlu dünyada
Sırtında kaderi gözlerinde umutla

Geçen Günler

Günler geçiyor birbiri ardından
Pişmanlığa sürgünler gibi günler
Ardı sıra dizilmişler yollara
Geçiyor pişmanlığa sürgünler gibi günler

Dökerek ruhumuza, kara sevgilerini
İkiz kardeşler gibi, batan güneşler gibi
Dağ, bulut, deniz, orman, yaz ve kış ortasından
Birbiri arkasından geçiyor bütün günler

Yelkovan ve akrebin döngüsünde
Durmadan vuran kampanalarla
Geçiyor bütün günler hiç durmadan
DizilmiÅŸler hepsi yollara