Aşkın Nur Yengi Hayati Biyografi

Aşkın Nur Yengi

Aşkın Nur Yengi

Aşkın Nur Yengi Hayati Biyografi

 

 

3 Temmuz 1970 yılında İstanbul’da doÄŸdu. İlk öğrenimini Erenköy ilkokulunda tamamladı. Ortaokul öğrenimine Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda çello öğrencisi olarak baÅŸladı, 11 yıllık bir öğrenim sürecinden sonra mezun oldu. 1981 yılında orta öğrenimine devam ederken Onno Tunç orkestrasında Sezen Aksu’nun vokalisti olarak görev almaya baÅŸladı. 1986 yılında Harun Kolçak ile birlikte Eurovision Åžarkı Yarışması’nda “Haydi Söyle” adlı ÅŸarkıyla bireysel olarak boy göstermeye baÅŸladı.

Bu yılı takiben 1987 KuÅŸadası Altın Güvercin Åžarkı yarışmasında “Yeniden”, 1988 Antalya Altın Portakal’da “Portakal çiçeÄŸi”, 1989 ÇeÅŸme Müzik Festivalinde “Artık Hiç AÄŸlama” adlı parçalarla uluslararası platformlarda birincilik ödüllerini kazandırdı.

1990 yılında “Sevgiliye” adlı ilk albümü, iki milyonluk trajı ile son dönemde çıkan ilk baÅŸarılı genç sanatçı olarak adını duyurmasını saÄŸladı. Ardından gelen yıllarda, “Hesap ver”, “Sıramı Bekliyorum”, “KaraçiçeÄŸim”, “Haberci”, “AÅŸk kazası”, Rafet El Roman ile “PeÅŸindeyim” single’ı, “AÅŸkın Nur Yengi 2002″ ve son olarak “Yasemin YaÄŸmurları” adlı abümlerini yaptı.

Almanya, Belçika, İngiltere, İsviçre, İsveç, Hollanda, ABD gibi birçok dünya ülkesine sayıları yüzleri aÅŸan turnelere çıktı. Malta ve İngiltere’de klipler çekti. AÅŸkın Nur Yengi, baÅŸarılı albümleriyle sürdürdüğü müzik kariyerinin yanısıra yer aldığı deÄŸiÅŸik projelerle yelpazesini geniÅŸletti. 80′li yıllardan bu yana birçok reklam müziklerini seslendirdi. KurtuluÅŸ adlı belegeselde Atatürk’ün akrabası Fikriye hanımı canlandırdı ve jenerik müziÄŸini yorumladı.

2001 yılında Levent Kırca ve ekibiyle birlikte “Kadıncıklar” adlı tiyatro oynunda tiyatro sahnesiyle tanıştı. Aynı yıl yine Levent Kırca ve ekibiyle birlikte “Olacak O kadar Tv” adlı güldürü programında rol aldı ve ve bu süre zarfında programın müzik direktörlüğünü üstlendi. “Cesur KuÅŸku” ve “Baylar Bayanlar” adlı dizilerde oyunculuÄŸunu ilerletti

Zehir Gibisin

Zehir Gibisin

Yine kör karanlık uçurumlardayım
Yine yangınlarda yine yollardayım
İçim dışım kırık dökük paramparça
Yoruldum yoruldum sonlardayım

İstersen gelirsin, istersen gidersin
Öğrendim sen benden daha delisin
Sonsuz acılarla hazlar var tadında
İçilmez geçilmez zehir gibisin

İçim dışım kırık dökük paramparça
Yoruldum yoruldum sonlardayım

Kederli şarkılar söyler gibi yüzün
Aldatır bu masum bu yalancı hüzün
Dudakların acı gözlerinde oklar
Kurşun gibi ağır her sözün

Yıldız Yıldız

Yıldız Yıldız

Dumanım üstümde tütüyorum ben
Ayrılığın tadını biliyorum ben
AkÅŸamdan sabaha eriyorum ben
Dertlerin dibini boyluyorum ben
Korkuyorum, korkuyorum anlıyor musun
Içimden birşey gelmiyor anlıyor musun
Bi gün biri gelir götürürse seni
Bu resimdeki gülüşler avutur beni
Bi gün biri gelir götürürse seni
Yıldız yıldız gözlerin oyalar beni
Pencereler kapanmış kapılar demir
Her ne yana baksam hasret dile gelir
Konuşsam bir türlü sussam olmuyor
Hayatın kendi var allahı yoktur bil
Beni burda yapayanlız unutur gibisin
Ekmek kırıntıları misali süpürür gibisin

Yazık

Yazık

Yazık şu geçen zaman yazık
Yalanmıydı biz mi aldandık
Yazık gençliğimize yazık
Nasıl böyle iken yıprandık

Böyle mi sona erecekti
Böyle parça parça mı olacaktı
Bu kadar yalanmı yaşandı her şey
Hem sana hem bana yazık

Ne olursun yalan de
Bu bir rüya sadece
Ne olursun konuÅŸma
Sana ihtiyacım var dinle

İkimize de yazık, gençliğimize yazık
Bu kadar yalanmı yaşandı her şey söyle