Zigeuner Müssen Singen

Es brennt ein Lagerfeuer
Der Janosch hält die Wacht
Singt eine alte Weise
Einsam durch die Nacht

Zigeuner müssen singen
Ihre Geigen müssen klingen
Macht der Kummer
Das Zigeunerherz auch schwer

Einmal heisst es wieder lachen
Und vor Freude Sprünge machen
Und dann weint auch
Das Zigeunerherz nicht mehr

Es kommt ein neuer Morgen
Es ist das alte Lied
Das mit den bunten Wagen
In die Ferne weiter zieht

Yolculuk

Hangimiz bir aşka giden yoldan geri döndük
Hangimiz hangi engelden korkup da vazgeçtik
Aşk yolunda hani hangimiz acı çekmedik
İşte en güzel yolculuk

Hangimiz aşk ateşinde mest olup yanmadık
Ve hangi dost sözüne gülüp de geçmedik
Ne zaman gönlümüze bir söz dinletebildik
İşte en güzel yolculuk

Yolculuk gülerek severek
Yolculuk yücelen güçlenen
Bavulsuz sorgusuz bir aşkın uğrunda yolculuk

Yolculuk kimsesiz belirsiz
Yolculuk dümensiz yelkensiz
Yolculuk bir aşkın peşinden gidilen yolculuk

Sessiz gece boyunca çok gözyaşları döktük
Gene de sabah olunca akşamı özledik
Bilinmeze giden yolda gülerek yürüdük
İşte en güzel yolculuk

Yok Ki

Yok ki daha iyi bir yol dedim aman
Kurşun gibi hızla akıyor zaman
En az ne kaybedebilir ki insan
En çok ne kazanabilir ki hayattan

Hani yıllar geçiyor gençlik gidiyor elden
Aklını başına hadi davran vakit varken
Bir düzenin olsun bir yuvan çoluğun çocuğun
Yani nedir ki hayat dediÄŸin bu kadar zaten

Derken anladım aslında çok hazin hikaye
Dünya adaleti bu kötülükten ziyade

Ağladım olmadı çaresi yok söylesem
Sözlerim zehirler ah dönüp yine beni vuracaklar
Yalnız yürümekten korkuyorum çok

Yok

Yok
Neden o aÅŸk yok
Anlaşamıyorduk
Bakışmıyorduk bile

Yok
Paylaşamaıyorduk
Hayallerim solgun
Yabancı olduk işte

Yok
Tenimde kokun yok
Rüyalarımda sen
Sanki hep benimlesin benimle

Yok
Artık o arzularımız yok
O güzel duygularımız yok
Hain bir daha bir daha asla

Yok
O eski anılara yer yok
Tükendik son sarılışımda
Aşkımız uzaklarda

Yok
Çılgınlıklar yok
Aşk kaldı doruklarda
Çocuksu korkularda

Yok
Hatıralarda yok
Savrulduk kül gibi
Kaybolduk sonsuzlukta